Bedeninizi yoga ile gülümsetin!

Hepimizin farklı farklı hayatları var... Ne güzel olsun! Kimimiz spor yapıyoruz, daha sağlıklı ve zinde olmak için yüzüyoruz, kimimiz yürüyoruz ya da ne bileyim yogaya başladık… Çok güzel! Peki, tüm bu aktiviteleri yaparken nasıl bir ruh hali içindeyiz?Kendimize ayırdığımız bu değerli zaman dilimine bir an önce yapıp bitirmek gözüyle mi bakıyoruz? Spor salonlarının pencerelerinden koşarken TV izleyen insanlar görüyorum bazen… Hiç anlamıyorum bu insanlar ne yapıyor? Koşuyor mu yoksa TV mi izliyor? Bedenleri debelenip dururken neden onunla ilgilenmek yerine kendilerine ayırdıkları bu kısacık zamanda bile akıllar başka yerde? O zavallı bacaklar koşarken, terler şıpır şıpır damlarken hiç mi akıllarına gelmiyor kosan kim acaba? Kime ne faydası var bunun?

Bazen yoga derslerime gelen öğrencilerde de rastlıyorum bu duruma… Diyor ki ilk gün ben sağlıklı ve huzurlu olmak istiyorum… Ama nedense duruşlarla savaşıyor, savaşıyor... Sanki ben bunları ona ceza olsun diye yaptırıyormuşum gibi… Sanki ondan soracak hesabım varmış gibi… :) Arkadaşlar, canim okurlar… Siz kendi isteğinizle buradasınız ya da olacaksınız… Lütfen bedeninize gülümseyin artık, onun buna o kadar çok ihtiyacı var ki tahmin bile edemezsiniz. Kendinize bir gülümseyin artık! Bakin o zaman o size neler neler geri verecek! Bir yoga durusunun içinde girdiğinizde örneğin bir öne esneme yaparken uttanasana gibi, ben çok iyi anlıyorum beliniz, sırtınız, bacaklarınızın arkası acıyor ve zihin hemen karşı koyuyor. Asık suratlı çocuklar gibi yaramaz yaramaz bakıyorsunuz nasıl kaytarsam diye. Oysa tam o anda bir şeyleri içten değiştirmenin tam zamanı! Zihninizin o sert kalıplarına, sizin alıştığınız yaşamın ve alışkanlıkların dışına çıkmanızı engelleyen o duvarlarına bir gülümseseniz... Bir şaşırtsanız kendinizi… O gergin beliniz hep somurttuğunuz ve siz gergin olduğunuz için öyle değil mi zaten? Durusun ne sucu var? Duruşlar her zaman size ayna olur, olur ki bakıp da değişesiniz diye… Şimdi bugün bir karar alin, omurganıza, kollarınıza, tüm bedeninize, iç organlarınıza bir gülümseyin! Sizi çooook ama çook seviyorum deyin. Bu kadar mı zor? Hiç değil! Siz gülümsedikçe bedeninizdeki gerilimin kaybolup gitmekten başka çaresi yok, unutmayın! Siz gülümsedikçe onu gülümsetebileceksiniz! İzin verin yoganız bedeninizin her bir hücresine yayılan neşeli bir müzik olsun! Tüm hücreler, kaslar, dokular bu müzikle coşsun!

Hayatinizin her alanında, yemek yaparken, koşarken, sevişirken hep sevgiyle yapın! Ne şanslısınız ki bunları yapabiliyorsunuz. Bir kez olsun onurlandırın kendinizi, kıymetinizi bilin! Siz bilirseniz herkes bilir! İçinizdeki o mars, sizi yükseltsin, siz teksiniz, esiniz benzeriniz yok! Ve bedeniniz en değerli tapınağınız, sarayınız! Kraliçeler, krallar gibi yasayın onun içinde! Sizin emirlerinize uyacağını bilerek! Emanet bir evde kalır gibi değil, korkarak, özen göstermeyerek değil! Krallığınız size bekliyor, küçük bir gülümsemenizle binlerce askeriniz (hücreleriniz) sizinle birlikte sağlıkla gülümseyecek, yeter ki isteyin!

Mehveş Özel Ebussuutoğlu/ Yoga Pacific